Doğu Akdeniz’de yürütülen deniz yetki alanları mücadelesinde tarihi bir dönemeç geride bırakıldı. Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasının ardından gözler yeniden Ankara-Trablus hattına ve kararın sahaya nasıl yansıyacağına çevrildi. Bu kritik gelişmeyi değerlendiren Prof. Dr. Uğur Özgöker, mutabakatın Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hakları ve bölgesel dengeler açısından taşıdığı stratejik önemi ortaya koydu.

Prof. Dr. Uğur Özgöker, 2019 yılının Kasım ayında Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lozan Antlaşması’ndan sonra yaptığı en başarılı uluslararası anlaşmalardan biri olduğunu vurguladı. Bu tarihi mutabakatın, Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını güvence altına alan en temel diplomatik hamlelerden biri olduğuna dikkat çekti.

Söz konusu anlaşmanın Türkiye’ye yönelik kuşatma planlarını boşa çıkardığını belirten Prof. Dr. Uğur Özgöker; Yunanistan’ın, Kıbrıs Rum kesiminin, Siyonist İsrail’in ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’yi Akdeniz’den dışlama stratejisinin bu sayede çöpe atıldığını ifade etti. Bu güçlerin Türkiye’yi Antalya ve İskenderun körfezlerinde boğma ve Doğu Akdeniz’deki zengin doğalgaz ile petrol rezerv kaynaklarından uzaklaştırma planlarının Türkiye-Libya mutabakatıyla tamamen öldürüldüğünü dile getirdi.

Anlaşmanın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasının ardından Yunanistan ve Avrupa Birliği’nin kıyameti kopardığını hatırlatan Prof. Dr. Uğur Özgöker, karşı cepheden gelen bu sert tepkilerin anlaşmanın değerini kanıtladığını söyledi. Yunanistan ve Avrupa Birliği’nin karara ne kadar şiddetle saldırıyorsa, anlaşmanın Türkiye’nin lehine ve milli menfaatlerine o ölçüde hizmet ettiğinin anlaşılması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki elini güçlendiren ve karşı tarafın enerji ile güvenlik projelerini sekteye uğratan bu stratejik adımın önemine vurgu yapan Prof. Dr. Uğur Özgöker, anlaşmada emeği geçenleri tebrik ederek mutabakatın Türkiye için hayırlı ve uğurlu olması temennisinde bulundu.