İran’daki İç Karışıklıklar ve Küresel Güçlerin Stratejik Hesapları
CNN Türk ekranlarında yayınlanan “Ne Oluyor?” programında Prof. Dr. Uğur Özgöker, İran’da yaşanan protestoları, Donald Trump’ın açıklamalarını ve Elon Musk’ın Starlink müdahalesini çok boyutlu bir perspektifle değerlendirdi. Özgöker, İran’ın sahip olduğu devasa ekonomik potansiyele rağmen fevkalade kötü yönetildiğine dikkat çekti. Dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz rezervlerinden bazılarına sahip olan bir ülkenin gayri safi milli hasılasının, komşusu Türkiye’nin dörtte biri düzeyine gerilemiş olmasını yönetimsel bir iflas olarak nitelendirdi.
Analizinde ABD’nin İran politikasının sanılanın aksine bir rejim değişikliğinden ziyade, yönetimi “terbiye etme” odaklı olduğunu savunan Prof. Dr. Uğur Özgöker, Washington’ın otoriter rejimleri kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda sömürmeyi tercih ettiğini ifade etti. ABD’nin İran petrolünü ambargolar aracılığıyla ucuza kapattığını ve kendi ürünlerini kara borsa fiyatlarıyla bölgeye soktuğunu belirten Özgöker, mevcut yapının aslında küresel emperyalist sistem için “kullanışlı bir zemin” sunduğunu dile getirdi.
Tarihsel bir perspektif sunan Prof. Dr. Uğur Özgöker, 1979 devrim sürecine dair çarpıcı iddialarda bulundu. Şah Rıza Pehlevi’nin ABD çıkarlarını korumakta yetersiz kalması üzerine Humeyni’nin bir operasyonla iktidara taşındığını savunan Özgöker, “Yeşil Kuşak” stratejisinin o dönemki başarısının günümüzde tıkanma noktasına geldiğini belirtti. Bugün ise ABD’nin halk hareketlerini kullanarak yönetimi tamamen kendine müzahir hale getirmeye çalıştığını, ancak doğrudan bir askeri müdahalenin İran halkını rejim etrafında kenetleme riski taşıdığını vurguladı.
Elon Musk’ın Starlink uyduları üzerinden İran’daki internet kısıtlamalarını delme çabalarını da değerlendiren Prof. Dr. Uğur Özgöker, bu teknolojinin modern savaşlarda nasıl birer “devlet aparatı” olarak kullanıldığını açıkladı. Dijital diplomasi ve siber operasyonların, klasik hava saldırılarından daha etkili hale geldiği bir döneme girildiğini söyleyen Özgöker, İran’ın bu teknolojik kuşatmayı kırmak için Çin ve Rusya gibi aktörlerden teknik destek aldığını ifade etti.
İran’daki toplumsal dokunun ve milliyetçiliğin önemine vurgu yapan Özgöker, dışarıdan empoze edilmeye çalışılan Rıza Pehlevi gibi figürlerin İran sosyolojisinde bir karşılığı olmadığını savundu. İran halkının ekonomik taleplerinin meşru olduğunu ancak dış müdahale ihtimalinin bu talepleri gölgelediğini belirten Prof. Dr. Uğur Özgöker, özellikle İran’da yaşayan milyonlarca soydaşımızın bu süreçte sergilediği sağduyulu duruşun bölge istikrarı için kritik öneme sahip olduğunun altını çizdi.
Sonuç olarak Prof. Dr. Uğur Özgöker, İran’daki olası bir istikrarsızlığın Türkiye için ciddi göç ve güvenlik maliyetleri üreteceği konusunda uyarılarda bulundu. Türkiye’nin savunmasının İran’ın istikrarından başladığını hatırlatan Özgöker, Ankara’nın bu süreçte yürüttüğü dengeli diplomasinin ve bölgesel güç olma iradesinin, kaos planlarına karşı en büyük engel olduğunu belirterek analizlerini tamamladı.
