Prof. Dr. Uğur Özgöker’in katıldığı A Haber “Sebep Sonuç” programındaki Suriye ve küresel jeopolitik değerlendirmelerinden hazırlanan blog yazısı özeti aşağıdadır:
Suriye’de Yeni Dönem ve Küresel Paradigmaların Sonu
Prof. Dr. Uğur Özgöker, katıldığı televizyon programında Suriye’deki son gelişmeleri ve küresel sistemdeki paradigma değişimini geniş bir perspektifle değerlendirdi. Uluslararası ilişkilerin artık “ultra-realist” bir evreye girdiğini savunan Özgöker, devletlerin ana aktör olduğu, gücün ve gerçekliğin her şeyin önüne geçtiği bir dönemin yaşandığını vurguladı. Suriye özelinde Halep’te yaşanan son hareketliliğin, bölgedeki terör unsurlarının tasfiyesi ve Suriye’nin üniter yapısının tesisi için kaçınılmaz bir sürecin başlangıcı olduğunu ifade etti.
Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve merkezi otoritesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Uğur Özgöker, SDG ve YPG gibi yapıların artık bölgede sürdürülebilir bir geleceği kalmadığını dile getirdi. Uluslararası konjonktürün terör örgütleri için alarm zillerini çaldırdığını belirten Özgöker, bu yapıların artık büyük güçler için stratejik birer “maşa” olarak işlevlerini yitirmeye başladığını söyledi. Özellikle ABD’nin odağının Suriye’den çekilip Grönland, Venezuela ve Haiti gibi farklı jeopolitik noktalara kaymasının, Suriye’deki terör yapılanmalarını hamisiz bıraktığını vurguladı.
Trump yönetiminin dış politika vizyonuna da değinen Prof. Dr. Uğur Özgöker, ABD’nin artık düşük maliyetli ve yüksek getirili hedeflere yöneldiğini ifade etti. Bu durumun Ortadoğu’da bölgesel aktörlerin, özellikle Türkiye ve Şam yönetiminin daha proaktif bir rol üstlenmesine zemin hazırladığını belirtti. Özgöker, bölgedeki terör koridoru hayallerinin hem sahada hem de masada çöktüğünü, terör örgütlerinin halk desteğini tamamen kaybettiğini ve artık sadece yerel provokasyonlarla ayakta kalmaya çalıştıklarını ekledi.
İran ve Rusya’nın bölgedeki değişen önceliklerini de analiz eden Prof. Dr. Uğur Özgöker, İran’ın iç dinamikleriyle uğraşması ve Rusya’nın Ukrayna’ya odaklanması sonucunda Suriye’deki dengelerin yeniden kurulduğunu belirtti. Halep’te yürütülen operasyonların sadece askeri bir müdahale değil, aynı zamanda siyasi ve idari bir entegrasyonun parçası olması gerektiğini savunan Özgöker, bölgenin tamamen merkezi otoriteye bağlanmasının kalıcı barış için yegane yol olduğunu ifade etti.
Geçmişte gerçekleştirilen askeri harekatların Türkiye’nin kararlılığını dünyaya kanıtladığını hatırlatan Prof. Dr. Uğur Özgöker, terörle mücadelenin tavizsiz bir şekilde sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı. PKK ve uzantılarının bölgedeki etkisinin kırılmasının sadece Suriye için değil, tüm Ortadoğu’nun güvenliği için kritik olduğunu söyleyen Özgöker, terör unsurlarının tasfiyesinin ardından başlayacak olan anayasal ve demokratik süreçlerin Suriye halkı için yeni bir umut kapısı aralayacağını belirtti.
Son olarak uluslararası kurumların ve klasik diplomasi dilinin artık işlevsiz kaldığı bu yeni dünya düzeninde, Türkiye’nin bölgedeki barışı tesis etme konusundaki ağırlığının altını çizdi. Prof. Dr. Uğur Özgöker, Suriye’nin her noktasında devlet otoritesinin hissedilmesinin ve terör odaklarının tamamen temizlenmesinin, bölgedeki insani krizlerin son bulması için en temel şart olduğunu ifade ederek değerlendirmelerini noktaladı.
