Suriye’de Büyük Çözülme ve Bölgesel Dengelerin Yeniden İnşası

Prof. Dr. Uğur Özgöker, katıldığı televizyon programında Suriye’deki son gelişmeleri ve Suriye ordusunun Rakka ile Tapka bölgelerindeki ilerleyişini stratejik bir perspektifle değerlendirdi. Suriye ordusunun üç koldan başlattığı harekatın bölgedeki terör unsurları için bir “kapı” hükmünde olduğunu belirten Özgöker, Tapka’nın stratejik önemine özel bir parantez açtı. Bu bölgenin su yatakları, barajlar ve tarımsal üretimin merkezi olması nedeniyle Suriye ekonomisi için kilit bir nokta olduğunu vurgulayan Özgöker, bölgenin kontrolünün Suriye’nin gelecekteki egemenliği açısından hayati olduğunu ifade etti.

Analizinde SDG ve YPG gibi yapıların artık bölgede sürdürülebilir bir zemini kalmadığını savunan Prof. Dr. Uğur Özgöker, bu yapıların arkasındaki küresel desteğin hızla zayıfladığını belirtti. Özellikle ABD içerisindeki farklı güç odaklarının çatışan politikalarının terör örgütlerini hamisiz bıraktığını söyleyen Özgöker, bölgede kurulmak istenen “ikinci bir İsrail” projesinin sahada çökmeye başladığını dile getirdi. Özgöker, mevcut şartlar altında bu yapıların Suriye ordusuna entegre olmaktan başka rasyonel bir çaresinin kalmadığını vurguladı.

Suriye’nin demografik yapısı üzerinden de önemli tespitlerde bulunan Prof. Dr. Uğur Özgöker, Rakka ve Deyrizor gibi kritik bölgelerin %99 oranında Arap nüfusuna sahip olduğunu hatırlattı. Bu bölgelerde terör örgütünün uzun süredir baskı ve dış destekle kurduğu yapay hakimiyetin, halkın ve aşiretlerin Suriye hükümetine destek vermeye başlamasıyla sona erdiğini belirtti. Haseke’deki aşiretlerin SDG’den desteğini çekmesini büyük bir kırılma noktası olarak niteleyen Özgöker, bölge halkının artık dış müdahaleler yerine barış ve istikrar istediğini ifade etti.

Jeopolitik bir perspektifle bölgedeki enerji ve su kaynaklarının kontrolü meselesine de değinen Prof. Dr. Uğur Özgöker, Fırat’ın doğusundaki dengelerin Türkiye’nin milli güvenliği ile doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Türkiye’nin kararlı duruşunun ve yürüttüğü sabırlı diplomasinin bölgedeki terör devleti hayallerini boşa çıkardığını belirten Özgöker, Suriye’nin üniter yapısını korumasının sadece komşu ülkeler için değil, Türkiye’nin bekası için de vazgeçilmez bir öncelik olduğunun altını çizdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un açıklamaları ve Avrupa’nın bölgeye yönelik tutumunu da eleştiren Prof. Dr. Uğur Özgöker, sömürgeci geçmişin kodlarıyla hareket edenlerin yeni dünya düzenini okumakta zorlandığını savundu. Bölgesel ittifakların önem kazandığı bir döneme girildiğini belirten Özgöker, dış güçlerin bölge halkları nezdinde meşruiyetini yitirdiğini ifade etti. Türkiye’nin Suriye’deki barışı tesis etme konusundaki ağırlığının, batılı güçlerin müdahalelerinden çok daha kalıcı sonuçlar doğuracağını ekledi.

Sonuç olarak Prof. Dr. Uğur Özgöker, Suriye’de yaşanan bu “büyük çözülme” sürecinin, terör örgütlerinin tasfiyesi ve bölgenin tamamen merkezi otoriteye bağlanmasıyla sonuçlanacağını öngördü. Türkiye’nin sınır güvenliği ve bölgesel barış vizyonunun bu süreçteki en güçlü irade olduğunu belirten Özgöker, Suriye halkının kendi öz topraklarında yeniden huzura kavuşacağı bir dönemin başladığını müjdeledi. Terör unsurlarının temizlenmesinin ardından başlayacak olan yeni nizamın, tüm Ortadoğu için bir istikrar kapısı aralayacağını belirterek değerlendirmelerini tamamladı.