Prof. Dr. Uğur Özgöker, Türkiye gündemindeki fon soruşturması ve ekonomik süreçleri değerlendirdiği programda, yaşananların teknik bir hata değil, planlı bir kurgunun parçası olabileceğine dikkat çekti. Özgöker, piyasada yaratılan yapay fiyat artışlarının ve ardından gelen çöküşün, küçük yatırımcıları mağdur eden sistemli bir manipülasyon süreci olduğunu ifade etti.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun denetim süreçlerine değinen Özgöker, sadece mevzuat odaklı denetimin yeterli kalmadığını, piyasa profesyonellerinden oluşan uzman ekiplerin sürece dahil edilmesi gerektiğini savundu. Piyasadaki tahtacı ve yapıcı olarak adlandırılan aktörlerin hareketlerinin anlık takibi için daha uzman bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Fon krizinin zamanlamasının tesadüfi olmadığını belirten Özgöker, Türkiye’ye yönelik bu tür ekonomik saldırıların gri bölge operasyonları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bu tür provokasyonların toplumsal olayları tetiklemeyi hedeflediğini ve devletin müdahalesinin bu yapıları deşifre edeceğini belirtti.
Son olarak, ekonomik istikrara zarar veren bu sarsıntıların bir bedeli olması gerektiğini hatırlatan Özgöker, sorumluluğu bulunan kişilerin siyasi veya şahsi bağlantılarına bakılmaksızın hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Özgöker, kamuoyu vicdanının rahatlaması ve borsaya duyulan güvenin yeniden tesisi için yargı sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesinin şart olduğunu ifade etti.