Ortadoğu’da Sıcak Temas: İran-ABD Geriliminde Yeni Safha
Prof. Dr. Uğur Özgöker, katıldığı televizyon programında ABD’nin Umman Denizi’nde bir İran İHA’sını düşürmesiyle tırmanan gerilimi ve bölgedeki askeri hareketliliği stratejik bir analizle değerlendirdi. Özgöker, ABD’nin “vuracağız” açıklamasının askeri bir sürprizden ziyade, küresel piyasaları ve ekonomik dengeleri sarsmaya yönelik psikolojik bir hamle olduğunu belirtti. Gerçek bir askeri operasyonun genellikle önceden ilan edilmeyeceğini hatırlatan Özgöker, bu süreçte altın, petrol ve döviz fiyatlarındaki hareketliliğin ana hedef olduğunu savundu.
İran’ın Umman Denizi’ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisine yaklaşan İHA’sının düşürülmesini “normal bir savunma refleksi” olarak nitelendiren Prof. Dr. Uğur Özgöker, meselenin teknik boyutuna dikkat çekti. Düşürülen aracın silahlı bir SİHA değil, keşif amaçlı bir İHA olduğunu belirten Özgöker, İran’ın bu hamleyle ABD’nin bölgedeki askeri kapasitesini ve uçak tiplerini test etmeye çalıştığını ifade etti. Ancak ABD’nin “agresif manevra” gerekçesiyle bu aracı vurmasının, müzakere masası kurulmadan önce el yükseltme çabası olduğunu dile getirdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki tanker krizi ve İran hücum botlarının müdahalesini uluslararası deniz hukuku çerçevesinde yorumlayan Prof. Dr. Uğur Özgöker, 12 mil kuralına ve “zararsız geçiş” hakkına vurgu yaptı. İran’ın karasularını ihlal eden ticari gemilere müdahale etmesinin rutin bir uygulama olduğunu ancak bu durumun ABD tarafından bir savaş gerekçesi olarak köpürtüldüğünü savundu. Özgöker, hem ABD’deki hem de İran içerisindeki bazı radikal grupların (siyonist lobiler ve devrim muhafızları içindeki şahinler) bir çatışma ortamından beslendiği uyarısında bulundu.
İran’daki ekonomik darboğazın ve halkın memnuniyetsizliğinin rejimi içeriden dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu belirten Özgöker, dış müdahalenin bu süreci tersine çevirebileceğini söyledi. 1980’deki İran-Irak Savaşı örneğini veren Prof. Dr. Uğur Özgöker, dışarıdan gelen bir saldırının İran halkını milliyetçi duygularla mevcut yönetim etrafında kenetleyebileceğini hatırlattı. ABD’nin ise bu rejimden aslında sömürü düzeni açısından “memnun” olduğunu, çünkü kapalı bir İran’dan ucuz petrol alıp pahalı malzeme satmanın Washington’ın işine geldiğini iddia etti.
Bölgesel ittifakların ve Türkiye’nin arabulucu rolünün önemine değinen Prof. Dr. Uğur Özgöker, cuma günü İstanbul’da yapılması beklenen müzakerelerin akıbetini değerlendirdi. İran’ın son dakikada yer değişikliği yaparak Umman’ı işaret etmesini “zaman kazanma ve topu taca atma” taktiği olarak yorumlayan Özgöker, Türkiye’nin sağladığı güvenli ve tarafsız zeminden kaçınmanın Tahran için stratejik bir hata olabileceğini belirtti. Türkiye’nin Suriye’de elde ettiği başarının ve bölgedeki oyun kurucu rolünün, İran krizinin çözümünde de kilit taşı olduğunu vurguladı.
Sonuç olarak Prof. Dr. Uğur Özgöker, Ortadoğu’da suların ısınmaya devam edeceğini ancak topyekün bir savaşın rasyonel aktörlerin çıkarına olmadığını ifade etti. Donald Trump’ın şov odaklı ama riskten kaçınan politikasının İran’ı masaya oturtmaya zorlayacağını öngören Özgöker, Türkiye’nin “Ankara Merkezli” bakış açısıyla yürüttüğü diplomasinin bölgeyi büyük bir felaketten koruyan en önemli kalkan olduğunu belirterek analizlerini tamamladı.
