Küresel Güç Mücadeleleri ve Venezuela Operasyonu: Prof. Dr. Uğur Özgöker’in Analizi
Prof. Dr. Uğur Özgöker, TVNET’te katıldığı programda Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik gerçekleştirdiği operasyonu ve bu gelişmenin uluslararası sistemdeki yansımalarını derinlemesine analiz etmektedir. Özgöker, meşru bir devlet başkanının ikametgahından alıkonularak başka bir ülkeye götürülmesini uluslararası hukuk prensipleri çerçevesinde sert bir şekilde eleştirerek, bu durumu devlet egemenliğinin açık bir ihlali olarak nitelendirmektedir. Bu tür hamlelerin küresel barıştan ziyade “güçlü olanın haklı olduğu” bir orman kanunu düzenine hizmet ettiğini vurgulamaktadır.
Operasyonun arka planındaki stratejik saikleri değerlendiren Prof. Dr. Uğur Özgöker, meselenin sadece demokrasi veya insan hakları retoriğiyle açıklanamayacağına dikkat çekmektedir. Venezuela’nın dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip olması ve bu kaynakların Batılı şirketlerin kontrolünden çıkmış olmasının, müdahalenin asıl motivasyon kaynağı olduğunu savunmaktadır. Özgöker’e göre, enerji koridorlarını ve yeraltı zenginliklerini yeniden dizayn etmek isteyen Washington yönetimi, bu operasyonla Latin Amerika’da kendi hakimiyetini pekiştirmeyi hedeflemektedir.
Prof. Dr. Uğur Özgöker, operasyonun başarısını sadece Amerikan istihbarat kapasitesine bağlamamakta; Maduro’nun yakın çevresindeki muhtemel zafiyetlere ve yerel iş birliklerine işaret etmektedir. Bir devlet başkanının en güvenli noktalardan birinden bu kadar hızlı çıkarılabilmesinin, iç yapıdaki kırılganlıkları ve güvenlik mimarisindeki boşlukları gösterdiğini ifade etmektedir. Bu durumun, diğer ülke liderleri için de kendi iç cephelerini tahkim etmeleri noktasında önemli bir ders niteliğinde olduğunu belirtmektedir.
ABD’nin tarihsel müdahaleci politikalarını hatırlatan Özgöker, 1989 Panama müdahalesi (Noriega olayı) ile bugünkü Venezuela operasyonu arasındaki benzerlikleri ve farkları ortaya koymaktadır. Günümüzde bu tür tek taraflı müdahalelerin küresel dengeleri sarsacağını, Rusya ve Çin gibi aktörlerin kendi etki alanlarında benzer adımlar atmasına zemin hazırlayabileceğini savunmaktadır. Özgöker, bu gelişmenin Birleşmiş Milletler sisteminin işlevsizliğini bir kez daha kanıtladığını dile getirmektedir.
Sonuç olarak Prof. Dr. Uğur Özgöker, Venezuela’da kurulacak yeni yönetimin meşruiyet sorunu yaşayabileceği ve ülkenin kaynaklarının hızla küresel sermayeye açılacağı uyarısında bulunmaktadır. Bölgesel istikrarsızlığın Latin Amerika genelinde domino etkisi yaratabileceğini belirten Özgöker, Türkiye gibi ülkelerin bu tür küresel türbülanslar karşısında milli savunma ve dış politika stratejilerini daha proaktif ve caydırıcı bir seviyeye taşımasının önemine vurgu yapmaktadır.
