Video, İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Özgöker‘in, “Ülke TV”de katıldığı bir programda ABD-İran gerilimi üzerine yaptığı değerlendirmeleri ele alıyor. Özgöker, İran’ın mevcut politikalarını eleştirerek, ülkenin aklını başına alması ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın çağrılarını dinlemesi gerektiğini vurguluyor. Bu durumun, hem İran’ın kendi halkı hem de bölgesel barış açısından önemine değiniyor.
Özgöker’e göre, İran’ın kendi halkı açlık çekerken, kaynaklarını vekil güçlere (Husiler, Hizbullah gibi) ve terör örgütlerine (PKK gibi) aktarması kabul edilemez bir durum. Bu politikaların, İran’ı ekonomik olarak daha da zayıflattığını ve halkını mağdur ettiğini belirtiyor. İran’ın nükleer silah edinme çabalarını da eleştiren Özgöker, bu durumun bölge barışı için bir tehdit oluşturduğunu ifade ediyor.
Konuşmasında, İran’ın nükleer kapasitesi olabileceğine dair endişeleri dile getiren Özgöker, İsrail’in elinde yüklü miktarda nükleer silah bulunduğunu hatırlatıyor. Bu dengesizlik karşısında İran’ın kendini güvence altına alma isteğini bir dereceye kadar anladığını belirtse de, genel olarak İran’ın nükleer sevdasından vazgeçmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, İsrail’in nükleer silahlarının da uluslararası denetim altına alınması gerektiğini vurguluyor.
Özgöker, Trump yönetiminin İran politikasını da değerlendiriyor. Trump’ın seçim vaatlerinden birinin savaşları bitirmek olduğunu ancak kendisinin bir savaş başlattığını belirten Özgöker, ABD halkının da bu duruma yeterli desteği vermediğini ifade ediyor. Epstein meselesi gibi iç sorunların da Trump’ı zorladığını ve yaklaşan seçimler nedeniyle İran’la olan gerilimi bir zafer aracı olarak kullanabileceğini öne sürüyor.
Ayrıca, Özgöker, İran’ın diplomatik yolları denemesi gerektiğini, Türkiye gibi ülkelerle masaya oturarak sorunları çözebileceğini belirtiyor. İran’ın Ürdün, Suudi Arabistan gibi ülkelere yönelik saldırgan tutumunu eleştirerek, bunun yerine dünya ile barışık, demokratik bir yönetim anlayışına geçmesi gerektiğini savunuyor. Bu değişimin, hem İran hem de tüm Ortadoğu için daha olumlu bir gelecek getireceğini düşünüyor.
Son olarak, Özgöker, İran’ın petrol tesislerine yönelik saldırılarının küresel ekonomiyi nasıl etkilediğini örneklerle açıklıyor. Bu tür eylemlerin petrol fiyatlarını yükselttiğini ve bölgesel istikrarsızlığı artırdığını vurguluyor. Bu nedenle, İran’ın aklını başına alarak, Türkiye’nin barışçıl politikalarını örnek alması ve uluslararası ilişkilerde daha yapıcı bir tutum sergilemesi gerektiği mesajını veriyor.
